Bir başkadır benim memleketim
Erman Aktan | Teknoloji
Türkiye'de bilişim alanında ne kadar geri olduğumuz su götürmez bir gerçek. Bilgisayar denen aletin halen tam olarak ne işe yaradığını ve nerelerde bize yardımcı olacağını anlayamıyoruz. Devlet ve millet olarak bilincinde olduğumuz 'geri kalmışlık' sendromundan henüz kurtulabilmiş değiliz. Hatta bu sendromdan değil kurtulmak, varlığını ispatlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Teknoloji bize yardımcı olması için günden güne ilerletilirken, biz onu ayağımıza köstek olacak şekilde kullanıyoruz. Bunun sebebi tam olarak nasıl kullanılacağını bilmememiz.
Yıllardır böyle blog yazılarında yazdığım eğitimsizlik konusuna yine geri dönüyorum. Teknolojiyi kullanacak insanlar eğitilmelidir. çünkü her teknolojik cihaz, kendine has bir kullanım alanına ve şekline sahiptir. Günümüzde sanayi, ticaret ve hatta sanat konularında hayatımıza girmiş olan teknolojik aletler her eline alanın kullanabileceği türden (Büyüteç veya hesap makinası gibi) şeyler değildir. Bu türde verilebilecek ve her türlü alanda artık vazgeçilmez olan bilgisayar bile önüne her oturanın çözebileceği türden bir cihaz değildir. 10 yıla yakın bir süredir bilgisayar kullanıyorum (Evet, internet kafelerde başladım bu işe.) ve halen tecrübeli bile sayılamayacak kadar bilgisizim. çünkü bilgisayarlar, donanımsal ve yazılımsal iki dala sahiptir. Donanım bilgisayarların teknik özelliklerini belirler, yazılım ise kullanılacağı alanı.
Yazılım konusunda uzman olan birisi donanımdan anlamayabilir, aynı şekilde tam tersi de olabilir. Ben ikisi birlikte yapılamaz demiyorum. Fakat Türkiye'de bunu tam olarak başarabilen insan sayısı bir elin parmak sayısını geçmez. İddia etmek farklı şeydir, yapabilmek ise ayrı. Yoksa ben de bu işte bilgisiz birisine her ikisindede uzmanım diyebilirim. Kim anlayacak? İşte Türkiye'nin sahip olduğu ayrı bir konu. Herkes bir şeyler bildiğini söyler fakat iş icraate gelince bütün eller ceplere girer. Gerek devlet olsun, gerek toplumsal alanda olsun yapılacak işte eğitimsiz kişilerin görevlendirilmesi -yada görevlendirilmek için başvurması-, eğitimli istihdam sayısının azlığı ve pahalılığı yapılacak işlerin eğitimsiz ve o konuda hiçbir şey bilmeyen kişilerce yapılmasına sebep oluyor. En basit örneği size bu gün yaşadığım bir olayla verebilirim;
Bilginiz dahilindedir ki, Türkiye'de çok konuşulan 'Konut Edindirme Yardımı' (KEY) bu günlerde daha bir revaçta. çünkü 7 Temmuz 2008 tarihinde kamuya dağıtılması kararlaştırıldı. Resmi gazetede yayımlanan hak sahipleri listesi (Yaklaşık dokuz milyon kişi), kimin ne miktar alacağı ve çeşitli bilgilerin kamuya duyurulması büyük bir zorluk haline geldi. Yasalarımız nedeniyle bu tip bilgilerin öncelikle resmi gazetede yayımlanması, sonra da çeşitli yollarla kamuya duyurulması gerekiyor. Şimdi bir bakalım. Bir A4 sayfasına normal olarak 50 satır sığdırılabilir... Resmi gazete bildiğim kadarı ile yine A4 boyutlarında, bildirge tarzında bir süreli yayındır. Dokuz milyon kişiyi alt alta yazarsanız 180.000 adet A4 kağıdına sığdırabilirsiniz. Halen kamuya duyurma konusunda tartışmalar ve yasa ile çakışmalar tartışılıyor.
Bu konuda çok fazla sözüm yok çünkü biz ağlanacak halimize smileyler eklemekten haz alıyoruz. Benim bağıra çağıra itiraz etmek istediğim konu, bu listedeki hak sahiplerini ve onların alacaklarını sorgu yöntemiyle duyurması için hazırlanan internet sitesine/sayfasına. Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, KEY ile doğrudan alakalı olan kurum ve internet sayfası, listede adı geçen milyonlar tarafından bu yazı yazılırken bombalanıyor... çok kolay anlayabileceğiniz şekilde sunucular sürünüyor ve talebe karşılık veremiyor. Türkiye'deki en gelişmiş sunucu kompleksi ~158 milyon kişiye yanıt verebilecek teknolojiye sahip özel bir kuruluşta. Bu kuruluş ülkemize ek olarak birçok güneydoğu ülkesine bu kompleks aracılığı ile destek sağlıyor. Fakat biz kendi ülkemiz içindeki yalnızca dokuz milyon kişiye yanıt veremiyoruz. üstelik bu talebe yanıt vermesi beklenen sitenin neredeyse tamamı Flash ile yapılmış.
Flash dosyaları (.swf uzantılı dosyalar) web sitelerinde yoğunlukla kullanılan ve görüntülenmeden önce içeriğinin tamamının istemci bilgisayara yüklenmesi gereken dosyalardır. Kullanıcı girdiği sayfada bulunan flash dosyalarının tamamını bilgisayarındaki geçici bir klasöre indirir ve kullanmaya başlar. Fakat flash, yoğun trafik isteyen sitelerin kabusudur. çünkü aynı anda gelebilecek yoğun taleplerde sunucu tüm istemcilere bu dosyaları göndermek zorunda kalacaktır ve dolayısı ile Emlak Konut GYO rezaleti yaşanacaktır. İşte konunun başındaki, işi bilmeyen adama iş yaptırmak bu sonucu ortaya çıkartır. Dokuz milyon kişinin yaklaşık olarak aynı anda ziyaret etmesi beklenen bir sitenin flash ile hazırlanması bu konudan hiçbir şey anlamayan birinin yapacağı iştir. Devlete ait internet sayfalarının genelde grafiksiz, iki renk ve yalnızca yazıdan oluşmasının haklı bir sebebi vardır! Yoğun talebe en iyi cevap plain-text olarak hazırlanan ve sunucuyu yormayan .html uzantılı sayfalardır. çünkü .html dosyaları en büyüğü 200Kb yi geçmeyen dosyacıklardır. En kötü ve yavaş sunucunun bile 200Kb boyutundaki tek bir dosyayı onlarca milyon istemciye aynı anda iletebileceği hesaplanır.
İşte ülkemizdeki bilginin yanlış kullanımındaki ısrar ve bilgiyi doğru kullanan kişilere yapılan bu gibi haksızlıklar, değerlendirilmesi gereken -konusunda uzman- işgücünü kaçırmaktadır. Nihayetinde engellenemez bir beyin göçü avrupa ve amerika kıtasına yönelmektedir. ülkemizdeki eş, dost kayırma anlayışının önüne geçilmediği sürece bu göç durmayacak ve artarak devam edecektir.