Fikir fakiri 3
Erman Aktan | Fikir fakiri
Dünya ne hale geldi. Hiç düşünmüyoruz, bundan yaklaşık 50 yıl önce insanların sahip oldukları sorunlar ile bu gün bizlerin sahip olduğu sorunlar ne kadar da farklı. Ne kadar da alakasız.
Oturduğunuz yerden çok az araştırma veya göz atma ile bu bilgilere ulaşabilirsiniz. İnternet dipsiz kuyu ne de olsa. Artık bilgiye ulaşmak bundan yıllar öncesine göre çok daha kolay ve özgür. Her ne kadar bu imkana sahip olan insan oranı, son yıllardaki gelişmelere rağmen pek değişiklik göstermiş olmasa bile. Çünkü dikkatinizi çekerim ki, dünyada bu gün 1 milyara yakın insan okuma yazma bilmiyor! Yani bu yazdıklarımın ne olduğu konusunda bir fikirleri yok. Bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz? Eğer bir gün otobüs beklerken duraktan yaşlı bir teyze/amca "Şuraya gideceğim ama hangi otobüse binmem lazım bilemiyorum!" dediğinde ona otobüsün hat numarasını söyler ve; "Ben okuyamam evladım." diye bir cevap alırsanız, ve o anda otobüsünüz gelir ama o yaşlı insan için bilinçli olarak otobüsün gitmesine izin verirseniz anlarsınız.
Çok uzağa gitmeyelim, Osmanlı'da en büyük problem politik olaylar idi. Açlık, eğitim, sosyal farklılık problemleri elbette vardı. Fakat 4 kıtada hüküm süren 20.000.000 km2'lik bir imparatorluk, 783.000 km2 alana sahip Türkiye ile kıyaslandığında bütün bu problemler çok daha küçük hatta yok denecek kadar az idi!
Günümüzde insanlığın o kadar çok problemi var ki, sokaktaki insana sahip olduğunuz sorunları listeleyin deseniz alacağınız cevap çok komik olur. Hatta büyük ihtimal ile çoğu tam olarak listeleyemez bile. Refah seviyesi düne göre çok daha yüksek olabilir, hatta insanımız düne göre çok çok daha iyi yaşam şartlarına kavuşmuş olabilir fakat bu, insanların tamamen günlük güneşlik bir hayata sahip olduklarını veya bundan birkaç yüz kilometre ötedeki başka bir ülkede, daha uygun yaşam şartları ile yaşayan başka bir insanla kıyaslanabilir hale geldiği anlamına gelmez. Hatta inanıyorum ki bizim insanımız şu an, dünyadaki refah seviyesi göz önüne alındığında çok ta yüksek sıralara yerleşemez. Görünen köy klavuz istemez. 3 maymunu oynaması kolay.
Yine de birçok gazetecinin iddiasına göre Türkiye, dünyada yaşanacak en güzel ülkelerden birisi. Buna bir itirazım yok, Türkiye dışına çıkmadım. Fakat diyebilirim ki, okuduklarımdan yada öğrendiklerimden bile aynı kanıya varabilirim. Tabii ki okuduklarımızın yada öğretilenlerin ne kadar 'yancı' yada 'manipule edilmiş' bilgiler olduğu tartışılır. Sonuçta Dünya genelinde medya tamamen yönlendirilmiş ve yönetilen bir sektör. Amacı para kazanmak, aracı insanlar.
Bahsettiğim bu problemler yalnızca bizim insanımız için geçerli değil zaten. Bu gün Avrupa'da olsun, Asya'da olsun, insanlar bizim gibi çağımızın büyük sorunlarıyla başa çıkmak zorundalar. Dün en büyük sıkıntısı veba hastalığı olan insanlık bu gün H1N1 ile, AIDS ile, Kanser ile başa çıkmaya çalışıyor. Kim bilir yarın, belki daha da yakın bir zamanda ne hastalıklar ortaya çıkacak? Ne problemler başımıza dert olacak. Ayrıca Dünya tarihinin bütün sayfaları savaşlarla, soykırımlarla, insanlık suçlarıyla doludur. Ne değişti? Bakın bakalım: Filistin'e, Nijerya'ya...
Demek istediğim, dün neler ile uğraşıyorduk, bu gün neler ile uğraşıyoruz. Yarın neler ile uğraşacağız? İnsanlık artık kendisinden kurtulmaya çalışıyor. Çoğaldıkça, yayıldıkça daha fazla kendisine yaklaşıyor. En büyük derdi, her zamanki gibi kendi varlığı oluyor. Çözüm? Artık pek kolay değil gibi. Mevcut üreme hızı göz önüne alındığında Dünya bizim için artık yeterli bir alan değil. Kıtaları, yer yüzünü yoktan var edemeyeceğimize göre, işimiz uzun demektir.