Canım vatandaşım
Erman Aktan | Güncel
Deprem olduğunda deprem bilimci, seçimler yaklaştığında da politikacı oluveriyoruz. Dikkat ettiniz mi, Türk insanı çevresel etmenlere bukalemun gibi ne kadar kolay uyum sağlayabiliyor?
Hepimizin içerisinde bulunduğumuz duruma göre değişen bir kişilik var aslında. Elimizde olmadan ister istemez yorum yapıp, bilsek de bilmesek de bir olaya dahil oluyoruz. Burada özeleştiri de yapıyorum, çünkü bu parazit bende de var. Belki gerçekten olmalı da. Çünkü insan içerisinde bulunduğu duruma tepkisiz kaldığında topluluktan dışlanıyor, farklı görünüyor. Nihayetinde herkes bir toplum içerisinde yaşadığı için birlikte hareket etme mekanizması ve topluluğa varlığını bildirme/hissettirme içgüdüsü yüzünden oluyor bunlar.
Psikolojinin araştırma konularına girmeden, etrafından dolaşarak devam ediyorum. Olaya müdahale etme içgüdüsü bizde biraz fazla var. 'Çekilin ben doktorum!' virüsü, grip virüsünden daha hızlı yayılmış. Herkes hasta, herkes doktor aynı anda! Bir gün sohbet ederken: 'Ben anlamam ama...' diye söze başlayan genç, ertesi gün hayatında hiç görmediği bir şey hakkında onu yapan kişi gibi yorum yaparken görülebiliyor.
Nedense bende kendi milletime karşı bir ön yargı var. Anlayamadığım bir anlayış mekanizması, ne yapıyor bunlar diyerek devamlı kışkırtıyor beni. Bazen bu tepki aşırı boyutlara varabiliyor, kabul ediyorum. Fakat çoğu zaman da haklı çıkıyorum. Yaptığımız on işten dokuzu oldu bittiye getirilip tamamlanıyor, üç gün sonra bakıyorsunuz o iş başınıza başka işler açıyor! Haksız mıyım? Zaten bu ülkede herhangi bir noktaya objektif bakmaya kalktığınızda festival soytarısı oluyorsunuz.
Nedendir bilinmez, sonra da anıtınızı dikiyorlar bir yerlere!